top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıhilal vonal

Duygusal Zeka – Hilal Vonal


Duygusal

Liderlik yeteneklerini, girişimcilik ruhunu, sosyal ilişkileri, mizahi ve farklı bakış açılarını, öğrenme yetilerini doğrudan etkileyen ve en güzeli de yaşam boyunca tıpkı bir ağaç gibi büyüyüp gelişen “Duygusal Zeka” ilk olarak Wayne Payne’in 1985 yılında yazdığı “A study of emotions: The Development of Emotional Intelligence” (Duygular üzerine araştırma: duygusal zekanın gelişimi) isimli doktora tezi ile ortaya atılan bir kavramdır. 90’lı yıllarda incelenmeye başlanan duygusal zekâ kavramı sonraları Daniel Goleman tarafından geliştirilmiştir.


Duygusal zeka (EQ) hislerinizin, sezgilerinizin kuvvetli olması ya da duygusal bir yapıya sahip olmanız demek değildir. Duygusal zekâ, iyi iletişim kurabilme, karşınızdaki kişinin duygularını hesaba katıp, empati yapabilme, duygularınıza yön verebilme, hangi duyguya sahip olduğunuzu anlayabilme ve bunu ifade edebilme, sadece kendinizin değil etrafınızdaki kişilerin de duygularını hesaba katarak karar alabilme olarak tanımlanabilir.


Duygusal zeka, günlük hayatımızdaki ikili ilişkilerden iş hayatımıza kadar yaşamımızı etkileyen önemli faktörlerden birisidir. Hatta uzmanlar başkalarının duygularını kontrol edebilme yeteneğini de kapsayan ve bazı insanlarda görülen yüksek EQ seviyesinin yüksek zeka seviyesinden daha etkili olduğunu vurguluyor. Dahası psikoloji ve eğitim uzmanlarına göre günümüzde duygusal zeka, IQ olarak da bilinen analitik zekanın tahtını ciddi anlamda sarsıyor.



Duygusal zekanın %50’sinin genetik kodlarla aktarıldığı biliniyor. Kalan %50’lik kısım ise yaşam boyunca geliştirebileceğimiz bir yeti. Bazı insanların duygusal zekaları doğuştan yüksek iken, bazı insanlar sonradan geliştirerek yüksek bir EQ sahibi olabilir.

 

Duygusal zekası yüksek kişilerin belirgin özellikleri

  1. Duygusal zekası yüksek olan insanların belki de en dikkat çekici özelliği empati yeteneklerinin çok güçlü olması. En basit tanımıyla kendilerini bir başkasının yerine koyabilirler. Olaylara hiçbir zaman bencilce yaklaşmaz ve her zaman karşısındaki kişinin tarafından bakabilirler. Böylelikle, daha doğru kararlar da verebilirler.

  2. Duygusal zekası yüksek olan insanlar olumsuz bakış açısına sahip insanların yaptığı hataları yapmazlar. Her şeyden şikayet etmezler. Hayata karşı karamsar bakmaktansa nerede mutlu olabileceklerini çok iyi bilirler.  Başkalarına karşı duyarsız olamazlar. Hayata sayısal bir işlem gibi bakmazlar. Detaylar onlar için önemlidir. Kin ve nefret gibi duygular gütmezler, ruhlarında kıskançlık gibi duygulara yer vermezler. Bir başkasının üzüntüsü onları mutlu etmez.

  3. Duygusal zekası yüksek insanlar probleme değil çözüme odaklanırlar. Sürekli sorunları düşünmek yerine, var olan problemi nasıl ortadan kaldırabilirizi düşünüp bunun için harekete geçerler.

  4. Kendilerini küçümsemezler ama olduklarından büyük de görmezler. Sadece kendilerini çok iyi tanırlar, farkındalıkları yüksektir ve kendilerinin neleri yapıp yapamayacakları çok iyi bilirler.

  5. Hem kendi duygularına hem başkalarının duygularına önem verdikleri için motivasyon ve motive etme konusunda oldukça başarılılar.

  6. Sorumluluk almayı bilirler. Gereksiz yere kendilerini suçlamaya kalkışmazlar.

  7. Her şeyi kontrol edebilmenin mümkün olmadığını bilirler. Ne kadar çabalasalar da bazı şeyleri kontrol edemeyeceklerini, bazen her şeyin yolunda gitmeyebileceğini bilirler.

  8. Duygusal zekası yüksek olan insanlar olumsuz olan her şeyden, her durumdan uzak kalmaları gerektiğini bilirler. Negatif düşünen, olumsuz bakış açısına sahip kişilerle vakit geçirmekten kaçınırlar. Hayatın iyi yönlerine odaklanırlar. Enerjilerini sömüren negatif insanlarla olmaktansa kendileri gibi duygusal zekası yüksek insanlarla olmayı tercih ederler.

  9. EQ’su yüksek olan insanlar hatalarından korkmaz onlardan ders çıkararak yeni tecrübelere yelken açarlar. Hatalar onlar için yeni şeyler öğrenmek konusunda ellerine geçen iyi bir fırsattır. Çünkü iyi bir tecrübe kazanırlar ve yaptıkları her hatanın onları başarıya bir adım daha yaklaştıracağının farkındadırlar.

  10. Zor insanlarla başa çıkma konusunda diğerlerine göre çok daha iyidirler. Empati yetenekleri güçlü olduğu için onların ne düşündüğünü daha iyi anlarlar, İçinde bulunduğu hissi, neden öyle davrandığını anlamak için çaba sarf ederler. Kendi duygularını yönetme konusunda da başarılı oldukları için karşısındakinin tavırları karşısında daha sakin kalırlar, fevri davranmazlar.

  11. Sorunlarla yüzleşmek her zaman tercihleridir. Çünkü tıpkı korkularında olduğu gibi çözüm yolunun sorunlarla yüzleşmekten geçtiğini bilirler. Kaçış cümleleri onlar için asla bir çözüm olamaz.

  12. Sadece mantığıyla hareket eden, kendisinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen, bencil, insani duygularından uzak, karşısındakini önemsemeyen, üzülmeyen, yardıma ihtiyacı olan birine yardım elini uzatmayan, gerektiğinde affetmeyen robotik kişilerden uzak dururlar.

  13. Duygusal zekası yüksek insanların dikkat çeken bir diğer özelliği de iletişim yönlerinin çok güçlü olmasıdır. Kiminle nasıl konuşmaları gerektiğini iyi bilirler. Karşısındaki insanı çözümleyebildikleri, onları anlayabildikleri için onlara karşı  nasıl yaklaşmaları gerektiğini de bilirler.

  14. Yeniliklerden korkmazlar. Karşılarına çıkan her değişiklik fırsatını değerlendirirler.  Çünkü onlar için yeniliklere karşı kendilerini kapatmak başarı ve mutluluğun önündeki en büyük engellerden biridir.

  15. Duygusal zekası yüksek olan kişiler çevrelerindeki kişilere karşı meraklıdırlar. Hatta yapılan birçok araştırmaya göre yeni tanıştıkları kişiler hakkında çok soru soran kişiler başkalarının duygu ve ihtiyaçları konusunda daha hassaslardır.

  16. Ne zaman dinlenmeleri gerektiğini bilirler. İyi bir dinleyicidirler.

  17. Kendinize hiç zaman ayırmadan sürekli çalışmak verimliliğinizi azaltır. Sık sık stresli dönemler geçirmenize neden olur. Duygusal zekası yüksek insanlar dinlenmeleri gereken zamanı bilir ve mutlaka kendilerine zaman ayırırlar.

 

Tüm bu özellikler bir araya geldiğinde duygusal zekası yüksek olan insanlar için hayatı layıkıyla yaşamayı bilen kişiler diyebiliriz. Hem iş hem de özel hayatlarında daha başarılıdırlar. Yüzeysel hayatlar yaşamak yerine derine inmeye cesaret ediyorlar. Hislerini ortaya koyarak yaşadıkları için, duygulara önem verdikleri için davranışlarını yönetebiliyorlar ve belki de en önemlilerinden biri pozitif bakış açısının hayata karşı ne kadar önemli bir konumda olduğunun farkındalar ve her hareketlerinde sayısal zekaları kadar duygusal zekalarını da kullanırlar.


Not: Kendinizi tanımanız, hem kendinizin hem de başkalarının duygularını anlayabilmeniz, iletişim tarzınız, etrafınızda olanlara karşı farkındalığınızın yüksek olması, hepsi duygusal zekânız ile ilgilidir ve bu yeteneklerinizin gelişmiş olması hem başarınızda hem mutluluğunuzda önemli bir etkendir.


Siz de duygusal zekâ becerilerinizi arttırmak istiyorsanız öncelikle kendinizi tanıyın. Duygularınızı yönetmeyi bilin. Empati yeteneğinden yoksun iseniz biraz daha bu yönlerinizi geliştirmeye çalışın. İletişiminizi güçlendirin, olaylara, durumlara, kişilere karşı daha esnek olun. Yenilikten korkmayın. Zorlandığınız konularla ilgili gerek çevrenizden gerekse profesyonel destek almaya açık olun.

5 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page