Nasıl Düşünülür, Nasıl Düşünürler?
- Gökhan Avcı
- 3 Ara 2025
- 3 dakikada okunur

Bir toparlayalım… Nasıl düşünülür, nasıl düşünürler? Bilelim de ona göre hareket edelim. Düşünmek, an sonrasındaki varlığımızın inşası için yapabileceğim en kuvvetli ve nihai eylem. Peki, bu eylemin haritası olur mu? Olur. “Thinking Maps” dediğimiz şey tam da bu: zihnin sekiz ayrı yolu, sekiz ayrı çarkı.
Düşünmek dediğimiz şey sadece kafamızda sessizce dönen birkaç cümle değildir. O, aslında bir inşa süreci; kelimelerin, imgelerin, bağlamların ve ilişkilerin birbirine dokunduğu büyük bir yapı. Gel, bu yapının katlarını tek tek gezelim.
1. Çemberin İçinde: Tanım ve Çerçeve
Circle Map bize şunu sorar: “Bunu nasıl tanımlıyorsun, hangi çerçevede görüyorsun?” Her düşünce, bir sınır ister. Çerçevesiz fikir, pusulasız yolcu gibidir; her yere savrulur ama hiçbir yere varamaz. Bir kavramı tanımlamak, ona netlik kazandırır. Örneğin “liderlik” dediğimizde, kimi için otorite, kimi için ilham, kimi için de sorumluluk anlamına gelir. Senin çemberinde hangisi var? Çemberi çizdiğinde aslında kendi bakış açını görünür kılmış olursun.
2. Kabarcıkların Dansı: Nitelikleri Görmek
Bubble Map şu soruyu yöneltir: “Bu şeyin özellikleri nedir, hangi sıfatlarla betimlenir?” Bir fikri sıfatlarla beslemek, ona dokusal bir derinlik katar. Mesela bir “ürün” düşündüğümüzde, sadece “teknolojik” mi deriz, yoksa “hızlı, güvenilir, sürdürülebilir, estetik” gibi katmanlarla mı tanımlarız? Her baloncuk, düşünceye bir ayrıntı ekler. Ayrıntılar birikir ve bir noktadan sonra, düşüncenin gerçek kimliği görünmeye başlar.
3. Aynalar Arasında: Benzerlik ve Farklılık
Double Bubble Map bize şunu öğretir: “Benzerlikleri ve farklılıkları görmeden hiçbir şeyi anlamış sayılmazsın.” Bir markayı diğerinden ayıran nedir? Bir lideri diğerinden daha etkili kılan ne? Karşılaştırma yapmak, sadece bilgi değil, aynı zamanda değer yaratır. Çünkü insan zihni mukayeseyle düşünür: soğuğu bilmeden sıcağı, gölgeyi bilmeden ışığı anlayamazsın. İşte bu harita, farkları ve benzerlikleri yanyana koyarak düşünceyi netleştirir.
4. Ağacın Dalları: Sınıflandırmak
Tree Map düzenin haritasıdır. “Bu bilgiyi nasıl gruplarsın, hangi dallara ayırırsın?” diye sorar. Bir ormanda ağaçların türlerini bilmeden yürümek ile, yaprakları, gövdeleri ve kökleriyle sınıflandırarak yürümek arasında büyük fark vardır. Sınıflandırma, karmaşadan düzen yaratır. Örneğin iş hayatında müşteri segmentlerini sınıflandırdığında, sadece kitleleri değil, onların davranış kalıplarını da görmeye başlarsın.
5. Parçadan Bütüne: Yapının Anatomisi
Brace Map’in sorusu nettir: “Bütünün parçaları nelerden oluşuyor?” Her sistemin bir anatomisi vardır. Bir evi düşün: duvar, çatı, pencere, kapı… Ama parçaları tek tek bilmeden bütünü yönetemezsin. Aynı şey bir organizasyon, bir proje ya da bir kişilik için de geçerlidir. Parçalara indiğinde kontrol kazanır, yeniden birleştirdiğinde anlam üretirsin.
6. Zamanın Akışı: Sıralama
Flow Map’in fısıldadığı soru: “Hangi adım hangi adımı takip ediyor?” Hayat aslında bir sıralamalar zinciridir. Yanlış bir sırada atılan adım, en doğru fikri bile batırır. Bir hikâyeyi anlatırken, bir süreci tasarlarken, bir deneyimi kurgularken sıralama en güçlü kılavuzdur. Akış bozulursa, bütün anlam dağılır.
7. Sebep ve Sonuçların Zinciri
Multi-Flow Map sorar: “Neden oldu, ne sonuç doğurdu?” Tarih dediğimiz şey, ardı ardına eklenmiş sebep-sonuç zincirlerinden ibarettir. Bir ekonomik kriz, bir savaş ya da bir teknolojik devrim… Sebepler ve sonuçlar iç içe geçer. Burada düşünmek, zinciri çözmekle kalmaz; bazen zinciri kırmak da gerekir. Çünkü gerçek inovasyon, sebep-sonuç dizisini altüst etmektir.
8. Köprü Kurmak: Analojiler
Bridge Map’in büyüsü şudur: uzak görünen şeyler arasında bağ kurar. “Hayat bir satranç oyununa benzer” dediğinde, bir anda zihninde bambaşka kapılar açılır. Analojiler, soyut kavramları somut hale getirir. Yaratıcılığın sırrı da buradadır: görünüşte alakasız şeyler arasında ilişki kurmak. Bir köprü attığında, zihnin bir kıyısından diğerine geçer ve yeni bir gerçeklik inşa edersin.
Düşüncenin Haritası, Yolcusu ve Ustası
Düşünmek başıboş bir gezinti değildir. Haritası vardır. Sekiz yol, sekiz ana kapı… Ama yolcu sensin. Harita sana yön verir, düşünceyi dizginler; ama dizginler senin elindedir.
Düşünmek, bir eylemden öte, varlığın ta kendisi. Zihnin pusulası elinde, şimdi sıra sende: sen hangi yolu seçeceksin?








Yorumlar