Trump’tan Ne Öğrendik? Davranış Bilimi, İlkel Beyin ve Pazarlama'da Kazanan Stratejiler
- Gökhan Avcı
- 3 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Şimdi dürüst olalım. Trump’ı sev ya da nefret et ama adam bir şeyi çok iyi yapıyor: İnsan beyninin “sürüngen tarafına” konuşmak. Ve o taraf bir karar verince, veri falan dinlemiyor.
Peki, bu bize pazarlamada ne öğretiyor?
1. İlkel Beyin Satın Alır, Neokorteks Bahane Uydurur
Trump'ın dili sade, sembolleri güçlü, düşmanı net:
“Build the wall.”
“America First.”
“Fake news.”
Bunlar zihin açıcı değil. Zihni kapıyor. Yani mantığı baypas ediyor. Aynı şeyi Apple yıllardır yapıyor:
“Think different.”
“Shot on iPhone.” Hepsi bir duygu. Hepsi bir dürtü. Veriden önce his var.
Pazarlama dersi: Veriyle ikna etme, duyguyla yakala. Ürün özelliğini değil, içgüdüyü sat.
2. “Biz ve Onlar” Kurgusu: Tribalizmle Satış Artar
Trump’ın mitingleri pazarlama odası gibiydi:
Kırmızı şapka? Marka kimliği.
“They” diyerek düşman üretmek? Tribal sadakat.
“Biz”i kutsamak? Sadakat çarpanı.
Markalar da bunu yapıyor.
Pazarlama dersi: Herkese konuşma. “Biz”ini bul. “Onlar”ı netleştir. Cesur markalar hatırlanır.
3. Korku Satar (ama dikkatli kullan!)
Trump korkuyu kötüye kullandı. Ama pazarlama dünyasında korku mükemmel bir harekete geçiricidir.
Örnek:
@Durex : “Korunmazsan, 18 yıl ödersin.”
Apple : “iPhone’da olan iPhone’da kalır.” (Gizliliğini kaybedebilirsin mesajı.)
İnsanlar “kazanma” dürtüsünden çok “kaybetme korkusuyla” harekete geçer. (Loss Aversion – Kahneman)
Pazarlama dersi: İnsanların kaybetme korkusunu tetikle. Ama aşırı dozda korku – ya da Trump gibi – ters teper.
4. Simge Yarat, Sloganla Yapıştır
“Make America Great Again” bir slogandan fazlasıydı. Bir giyilebilen duyguydu.
Markaların da buna ihtiyacı var.
The Coca-Cola Company : “Open happiness.”
Airbnb : “Belong anywhere.”
Efsane Türk örneği: “Hayat bayram olsa...” (Evet, artık sabun değil duygu sattılar.)
Pazarlama dersi: Ürünü değil, hissi giydir. Sloganını sadece söyleme, yaşat.
5. Hikâyeyi Yönet, Gerçek Kendiliğinden Gelir (!)
Trump bazen gerçekle ilgilenmedi. Ama hikâyesi tutarlıydı. Kendini kahraman, sistemi düşman, halkı mağdur yaptı. Ve insanlar inandı.
Markalar da “gerçeği” değil “hikâyeyi” yönetmeli. Çünkü algı, gerçeği tokatlar.
Unilever, Dove markasıyla yıllarca “gerçek güzellik” anlattı. Ürün mükemmel miydi? Kimse bakmadı. Hikâye tuttu, marka kazandı.
Pazarlama dersi: İyi bir hikâye, kötü gerçeği döver. Sen hikâyeni sahiplen, piyasa seni doğrular.
6. Tekrar, Tekrar, Tekrar
Trump'ın aynı cümleleri yüzlerce kez tekrar ettiğini fark ettin mi? Çünkü beyin tekrar ettiğini önemli zanneder. (Mere Exposure Effect)
Pazarlamada da bu işliyor:
Pazarlama dersi: Zihin, tekrarın kölesidir. Aynı mesajı utanç seviyesine gelene kadar tekrarla.
Sonuç: İlkel Beyne Hitap Eden Kazanır (Ama Ahlakla!)
Trump’tan pazarlama dersi almak garip gelebilir. Ama adam “nasıl satılır?” sorusunun karanlık tarafını çok iyi çözmüştü.
Biz etik pazarlamacılar olarak bu dersleri alır, Ama onları insanı kutuplaştırmak için değil; bağ kurmak, ilham vermek ve topluluğu büyütmek için kullanırız.
Çünkü ilkel beyinle girilir, neokortekste sadakat yaratılır.
Sence bu stratejiler senin markana nasıl uyar?
Yorumlara yaz, konuşalım.








Yorumlar